Ben sismolog değil, jeomorfolog bir coğrafyacıyım. Bunun bana, deprem meselesine çok yönlü ve sonuç odaklı bakabilmemi sağladığı kanaatindeyim. Arap bindirmesinin bir sonucu olarak, Anadolu bloğunun beş milyon yıldır(belki biraz daha eski) batıya doğru kaydığı herkesin malumudur. Bahsedilen kayma hareketi; Anadolu’nun kuzeyinde eskilerin Paflagonya Nebdesi dedikleri, İhsan KETİN hocamızın “Kuzey Anadolu Fay Hattı” olarak isimlendirdiği büyük yırtılma kuşağının ortaya çıkmasını sağlamıştır. Yüksek teknoloji ürünleri ile yapılan ölçümler bu hızın yer yer 12 cm, bazı yerlerde 2 cm / yıl(yer yer daha fazla) olduğunu göstermektedir. Dolayısıyla KAF’ın batı kanadında(Marmara Denizi güneyi ve batısında) biriken kayma enerjisinin 250 yılda bir büyük olmak üzere, sürekli depremlere yol açtığı bilinmektedir. İstanbul güneyinde(Marmara Denizi’nin içindeki fay hatları) 1766 ve 1894 tarihlerinde 7 şiddetinden daha büyük depremlerin yaşandığı kesin olarak bilinmektedir. Deprem tarihlerine odaklanırsak; ilk büyük deprem 2025 – 1766= 259 yıl, ikinci deprem tarihine bakarsak 2025 – 1984 = 131 yıl sonuçlarına ulaşmaktayız. KAF üzerinde 7’den büyük deprem periyodunun 250 yılda bir olduğu pek çok deprem bilimci tarafından kabul edilmektedir. Yani her koşulda depremin eli kulağındadır. İddia edildiği gibi Marmara Denizi’nin içinde, batısında veya Saroz Körfezi yönünde gerçekleşsin, her durumda İstanbul’da binlerce insan yaşamını yitirecektir. Bunu neye göre söylüyorsun? Arkadaşlar MÖ 4. yüzyıldan bu yana Marmara…
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Jeoloji Mühendisliği Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Gülsen Uçarkuş, “Şu an Adalar’ın güneyi, Silivri aktivitesinin olduğu Kumburgaz fay kolu, üzerinde bir süredir aktivite olmadığı için kırılmasını beklediğimiz fay parçasıdır. Bu kısımlar üzerine dikkatle eğiliyoruz ve beklediğimiz deprem bu kollar üzerinde olacak” dedi. İstanbul Teknik Üniversitesi’nce (İTÜ) 17 Ağustos 1999’da meydana gelen Marmara Depremi’nin 20. yılında düzenlenen uluslararası deprem sempozyumu başladı. Sempozyuma ilişkin basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Uçarkuş, amaçlarının Marmara Denizi’nde çalışan yerli ve yabancı bilim insanlarının 20 yıldaki bu çalışmalardan elde edilenleri ortaya koymak olduğunu söyledi. Uçarkuş, 26 Eylül’de Silivri açıklarında meydana gelen 5,8 büyüklüğündeki depremin ardından yine tüm dikkatlerin Marmara Denizi’ne yöneldiğini ifade ederek, 20 yıllık süreçte yerli ve yabancı bilim insanlarıyla gayretlerini birleştirdiklerini ve bu konuda araştırmalar yürüttüklerini anlattı. Uçarkuş, “Şu an Adalar’ın güneyi, Silivri aktivitesinin olduğu Kumburgaz fay kolu, üzerinde bir süredir aktivite olmadığı için kırılmasını beklediğimiz fay parçasıdır. Bu kısımlar üzerine dikkatle eğiliyoruz ve beklediğimiz deprem bu kollar üzerinde olacak.” diye konuştu. Dünyanın hiçbir yerinde depreme ilişkin tarih verilemeyeceğini dile getiren Uçarkuş, “Kuzey Anadolu Fayı’nda 1939’dan beri 3 ay ile 30 yıl arasında bir yer kırılıyor, sonra öbür yeri kırıyor. Bizim 8 depremimiz var böyle doğudan batıya göç eden. Bu göçün son depremi 99 depremleri. 3 ay ile 30…