Fuego Yanardağı Patladı: 25 Ölü
Coğrafya Haber Merkezi / 5 Haziran 2018

Guatemala’da Fuego Yanardağı’nın patlaması sonucu ilk belirlemelere göre, 25 kişi hayatını kaybetti, onlarca kişi yaralandı. Guatemala hükümeti, yanardağ patlamasından toplam 1,7 milyon kişinin etkilendiğini duyurdu. Yetkililer halka kül yağmuru nedeniyle maske takmaları çağrısında bulundu. BBC’nin haberine göre, başkent Guatemala City’nin 40 kilometre güneybatısındaki Fuego Yanardağı’ndan havaya, kaya, duman ve kül püskürdü. Ulusal Felaket Yönetim Kurumundan yapılan açıklamada, bir lav nehrinin El Rodeo köyündeki evleri yok ettiğini ve içindeki insanları yaktığı belirtildi. Felakette en az 25 kişinin yaşamını yitirdiği kaydedilirken, hayatını kaybedenler arasında yardım görevlilerinin ve çocukların da bulunduğu bildirildi. Devlet Başkanı Jimmy Morales, “En az üç bölgede yıkım olduğunu düşünüyoruz” ifadesini kullanarak, ulusal acil durum planının uygulandığını açıkladı. Halka kül yağmuru nedeniyle maske takmaları çağrısında bulunuldu. CNN’nin haberine göre, Guatemala’da Doğal Afetler Ajansı (CONRED) ölü sayısını doğruladı ve yanardağa yakın yerlerde ikamet edenlere bölgeyi tahliye etmeleri çağrısı yaptı. CONRED Direktörü Sergio Garcia Cabanas, yanardağ patlamasından toplam 1,7 milyon kişinin etkilendiğini belirtti. Cabanas, 3 bin 100 kişinin evlerinden tahliye edildiğini ve arama kurtarma çalışmalarının sürdüğünü aktardı.

Deprem uzmanından korkutan tahmin: ‘Büyük depremler arka arkaya olacak’
Coğrafya Haber Merkezi / 5 Haziran 2018

İHA’ya konuşan Kocaeli Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim üyesi Prof. Dr. Şerif Barış, şu an istatistiklere bakıldığında Türkiye’nin suskun bir deprem döneminde olduğunu vurgulayarak, “Sadece 2 tane çok büyük deprem oldu. Dolayısıyla önümüzdeki 10 yılda 7’den büyük depremlerin olabileceği arka arkaya olabileceği bir döneme girecek. Bizim çocuklarımız mutlaka bu büyük depremleri yaşayacaklar ve görecekler” ifadelerini kullandı. Prof. Barış, “Söylenildiği gibi ‘Marmara’da 30 yıl içerisinde kesinlikle yeniden büyük bir deprem olacak’ sözü doğru değil” diye ekledi. Kocaeli Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim üyesi Prof. Dr. Şerif Barış, Marmara’da 30 yıl içerisinde yeniden büyük bir deprem olacağı sözlerinin doğru olmadığını belirterek, “Söylenildiği gibi Marmara’da 30 yıl içerisinde kesinlikle yeniden büyük bir deprem olacak sözü doğru değil” dedi. Barış, şu an istatistiklere bakıldığında Türkiye’nin suskun bir deprem döneminde olduğunu vurgulayarak “Sadece 2 tane çok büyük deprem oldu. Dolayısıyla önümüzdeki 10 yılda 7’den büyük depremlerin olabileceği arka arkaya olabileceği bir döneme girecek. Bizim çocuklarımız mutlaka bu büyük depremleri yaşayacaklar ve görecekler” ifadelerini kullandı. ‘YÜZDE 90’A ÇIKACAK’ Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Prof. Osman Turan Kongre ve Kültür Merkezi’nde “Yeni Deprem Tehlike Haritası ne söylüyor” konulu panelde konuşan Barış, Marmara’da İstanbul’u etkileyecek 3-4 tane fay bulunduğuna dikkat çekerek, “İstanbul örneğini vereyim size. 99 depreminden sonra yapılan…

Santorini’nin külleri 3 bin 600 yıl sonra İzmir’de bulundu.
Coğrafya Haber Merkezi / 3 Haziran 2018

Smyrna Antik Kenti kazılarında bulunan küllerin, 3 bin 600 yıl önce tarihin en büyük volkanik patlamalarından biri olarak gösterilen Santorini Volkanı’na ait olduğu ortaya çıktı. Kazı başkanı Prof. Dr. Cumhur Tanrıver, “Bu küller incelendiğinde bütün Akdeniz’in kaderini etkileyen bu patlamanın Smyrna’da nasıl değişikliklere neden olduğunu, buradaki insanları ve kültürü nasıl etkilediğini görme olanağını sunacak” dedi. Tarihin en büyük volkanik patlamalarından biri olarak gösterilen Santorini Volkanı’ndan püsküren küller 3 bin 600 yıl sonra İzmir’deki Smyrna Antik Kenti’nde bulundu. Santorini Adası’na yaklaşık 270 kilometre uzaklıkta rastlanan ve bilim adamlarınca incelenen küller, kentin geçmişine ait ipuçları verecek. Arkeolojik kazılarda günümüzden 5 bin yıl öncesine ait yerleşim izlerine rastlanan ve İzmir’in kurulduğu yer olarak kabul edilen Smyrna Antik Kenti, Ege kültürü için oldukça önemli bir yere sahip. 2007’den bu yana Smyrna’da yürütülen kazılarda geçmişe ait pek çok bulgu ortaya çıktı. Smyrna Antik Kenti Kazı Başkanı Prof. Dr. Cumhur Tanrıver, kazılarda İzmir’in kuruluşuna dair önemli verilere ulaşıldığını söyledi. Yunan kültürüne ait ilk evin burada bulunduğunu hatırlatan Tanrıver, “Yunan kentinde insanların nasıl evler yaptığını, şehir planlamasının nasıl olduğunu Smyrna’da görmek mümkün. Ege dünyasının en erken yazılı eserine de burada rastlandı. Anadolu’da ilk büyük Yunan tapınağı olarak kabul edilen Athena Tapınağı da burada bulunuyor. ” dedi. Eski…

In Turkey, carved skulls provide the first evidence of a neolithic ‘skull cult’
Coğrafya Haber Merkezi / 2 Haziran 2018

In Turkey, Carved Skulls Provide the First Evidence of a Neolithic “Skull Cult”: Three carved skull fragments uncovered at a Neolithic dig site in Turkey feature modifications not seen before among human remains of the time, researchers say. Thus, these modified skull fragments could point to a new “skull cult” — or ritual group — from the Neolithic period. Throughout history, people have valued skulls for different reasons, from ancestor worship to the belief that human skulls transmit protective properties. This focus on the skull has led to the establishment of the term skull cult in anthropology, and various such cults — each with characteristic modifications to skull bones — have been catalogued. Recently, Julia Gresky and colleagues observed a previously unknown type of modification in three partial skulls uncovered at Göbekli Tepe. Each skull had intentional deep incisions along its sagittal axes and one of those skulls also displayed a drilled hole in the left parietal bone, as well as red ochre remnants, the authors say. By using different microscopic techniques to analyze the fragments, Gresky et al. verified that the carvings were executed using lithic tools, thus ruling out natural causes, like animal gnawing. In addition, they were…

Yıldırım Kabusu Sürüyor.
Coğrafya Haber Merkezi / 1 Haziran 2018

Türkiye’de son bir haftada yıldırım düşmesi sonucu 4 kişi öldü 2’si ağır 4 kişi de yaralandı. Düşen yıldırımlar sonucu 7 günde 4 evde hasar oluşurken 2 ev kullanılmaz hale geldi. KAHRAMANMAŞ’TA 1 KİŞİ YAŞAMINI YİTİRDİ Kahramanmaraş’ın Andırın ilçesinde, Mustafa Körlü (49), yağmurdan kaçarak saklandığı ağaç kavuğuna yıldırım isabet etmesi sonucu hayatını kaybetti. Olay, akşam saatlerinde Akifiye Mahallesi Soğucak mevkiinde meydana geldi. Aniden başlayan yağmurdan kaçan Mustafa Körlü, bir ağacın kovuğuna sığındı. Körlü, yağmurun bitmesini beklerken ağaca yıldırım isabet etti. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri, Mustafa Körlü’nün öldüğünü belirledi. Olay yerinde yapılan incelemenin ardından Körlü’nün cesedi Andırın Devlet Hastanesi morguna götürüldü. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. DÜN AYNI İLÇEDE 2’Sİ AĞIR 4 YARALI Dün yine Kahramanmaraş’ın Andırın ilçesinde, tarlada çalışırken, üzerlerine yıldırım düşen 4 işçi yaralandı. İşçilerden 2’sinin durumunun ağır olduğu belirtildi. VAN’DA KORUCU YAŞAMINI YİTİRDİ Van’ın Muradiye ilçesinde, evinin önünde yakınlarıyla sohbet ettiği sırada yıldırım düşmesi sonucu yaşamını yitiren güvenlik korucusu Savaş Gençer’in (26) cenazesi, dün düzenlenen törenin ardından toprağa verilmişti. BİTLİS’TE DE 2 CAN ALDI 24 Mayıs’ta Bitlis’in Hizan ilçesindeki tarlasında koyun otlatan 18 yaşındaki Halit Erdal, ve yine aynı ilçede, merada koyunlarını otlatan Yusuf Kıdat (11), yıldırım düşmesi sonucu yaşamını yitirdi. MANİSA’DA 4 EVE ZARAR VERDİ, KONYA’DA…

Niğde’de Orta Torosların Jeomorfolojisi semineri
Coğrafya Haber Merkezi / 30 Mayıs 2018

NİĞDE Ömer Halisdemir Üniversitesi’nde TÜBİTAK’ın da katkılarıyla “Orta Torosların Jeomorfolojisi” konulu seminer düzenlendi. Fen-Edebiyat Fakültesi Kongre Merkezi’nde düzenlenen etkinlikte; Ardahan Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Mustafa Karabıyıkoğlu, Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Dr. Öğr. Üyesi Lütfi Nazik, İstanbul Teknik Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Mehmet Akif Sarıkaya, Dr. Mesut Şimşek ve Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Dr. Öğr. Üyesi Muhammed Zeynel Öztürk ile Dr. Öğr. Üyesi Bekir Necati Altın tarafından Torosların jeolojik konumu ve yapısal özellikleri ile ilgili sunumlar gerçekleştirildi. Seminere, başta Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi ve Nevşehir Hacı Bektaş Üniversitesi Coğrafya Bölümü öğrencileri olmak üzere Şanlıurfa, İstanbul, Bilecik, Ankara, Burdur, Kilis ve Kırşehir’den gelen lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencileri yoğun ilgi gösterdi. Etkinlik; Çamardı-Aladağlar Milli Parkı’nda gerçekleştirilen arazi çalışmasının ardından sona erdi. Kaynak: Hürriyet

Uludağ’da ürperten görüntü!
Coğrafya Haber Merkezi / 28 Mayıs 2018

Bursa’nın hayat kaynağı olan Uludağ’daki göller doğa meraklılarını büyülemeye devam ediyor. Yaz ve kış güzelliğini koruyan Uludağ’daki göller, herkesi cezbederken, düşen çığ ise kara gölü buz birikintisine çevirdi. Türkiye’nin önemli zirvelerinden olan 2 bin 543 metre yükseklikteki Uludağ’da bulunan bir kısmı yazın kuruyan 7 sirk gölü ziyaretçilerini büyülüyor. Kara göl, Kilimli göl, Aynalı göl, Buzlu göl ve yazın kuruyan Heybeli gölleri, doğaseverlerin uğrak mekanlarından bir yer oluyor. Zirvenin altında kalan Kara göl ise, adına yakışır bir şekilde ürpertici görünümüyle dikkat çekti. Uludağ’ın zirvesindeki göller bölgesine yapılan yolculukta doğa meraklıları zirveye attıkları her adımın keyfini çıkarırken, Kara gölün çığ ile kaplanmasını ise şaşkınlıkla inceledi. Düşen çığ ile birlikte oluşan buzulların üzerinde gezen ULUDAK Başkanı İsmet Şentürk, “Uludağ 12 ay dört mevsim yaşamaya devam ediyoruz. Göller bölgesinde yaptığımız kampta, bu güne kadar görmediğimiz oluşumla karşılaştık. Kara gölün çevresindeki havzadan toprak ve kaya parçalarının kar ile birlikte gölün içini doldurduğunu gördük. Bu buzulun üzerinde gezdik. Bizim için heyecan verici bir durumdu” dedi. http://www.milliyet.com.tr/Milliyet-Tv/embed/Default.aspx?VideoCode=miwbocnTqNV4

Milli Eğitim Bakanlığı 5 bin ücretli öğretmen atama duyurusu yayımladı…
Coğrafya Haber Merkezi / 20 Mayıs 2018

Milli Eğitim Bakanlığı, 5 bin ücretli öğretmen ataması yapılacağını duyurdu. Peki, MEB 5 bin ücretli öğretmen başvuru işlemleri nasıl yapılacak? Başvuru şartları neler? Bakanlığımıza bağlı resmî eğitim kurumlarında 1/12/2006 tarihli ve 2006/11350 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Millî Eğitim Bakanlığı Yönetici ve Öğretmenlerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Kararın 9 uncu maddesi kapsamında ek ders ücreti karşılığında (uzman ve usta öğreticiler dâhil) görev yapanlardan 652 sayılı Millî Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 15 inci maddesine göre 5.000 sözleşmeli öğretmen pozisyonuna Ek 1’de belirtilen alanlara başvuru ve atamaya ilişkin iş ve işlemleri aşağıda belirtilen açıklama çerçevesinde yürütülecektir. Başvuru Şartları 1.1. Bakanlığımıza bağlı resmî eğitim kurumlarında 2017-2018 eğitim ve öğretim yılında ek ders ücreti karşılığında görev yapmış olmak, 1.2. Herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazanmamış olmak, 1.3. Bakanlığımıza bağlı resmî eğitim kurumlarında ek ders ücreti karşılığında (uzman ve usta öğretici dahil) Sigorta primi ödenmiş çalışma süresi, 13/06/2018 tarihi itibarıyla bu görevlerinden dolayı en az 540 gün sigorta primi ödenmiş olmak, (540 günün hesabında yalnızca resmi eğitim kurumlarında ek ders ücreti karşılığında çalışılan sürelerin toplamı esas alınacak, bunun dışındaki hiçbir durum dikkate alınmayacaktır.), 1.4. 657 sayılı Devlet Memurları…

Bingöl’de gizemli ‘külahlı taş’, sosyal medya sayesinde fark edildi
Coğrafya Haber Merkezi / 12 Mayıs 2018

BİNGÖL’de, peribacalarını andıran külahlı taşın, bir kişi tarafından sosyal medyada paylaşılınca fark edildiği ortaya çıktı. Bingöl’de, volkanik faaliyetler sonucu oluşan, görsel güzelliği ile görenleri büyüleyen ve halk arasında peribacaları olarak adlandırılan külahlı taşın, turizme kazandırılması bekleniyor. Merkeze bağlı Kartal köyü yakınlarında bulunan külahlı taş, bir kişinin sosyal medya hesabında paylaşmasıyla fark edildi. Külahlı taşların tarihi ise oldukça eskiye dayanıyor. Bölge halkı, oluşumların köyün tarihinden de eski olduğunu ifade ederek, alanın turizme kazandırılmasını istiyor. ‘TURİSTLERİN GELİP ZİYARET ETMELERİNİ BEKLİYORUZ’ Köy sakinlerinden Yusuf Çahan, bu yapının kimsenin dikkatini çekmediğini ifade ederek, “Külahlı taş yıllardır var, ama kimsenin dikkatini çekmemiş. Köyümüzdeki bir vatandaşın burada resim çekip sosyal medyada paylaşmasıyla bu doğal güzelliğin farkına vardık. Köyümüze turistlerin gelip ziyaret etmelerini bekliyoruz. Her tarafı güzelliklerle dolu olan bölgemize gelip görmelerini istiyoruz. Bölgeye yolun yapılmasıyla yerli ve yabancı turistlerin geleceğine de inanıyoruz” dedi. ‘DÜĞÜN ALAYININ TAŞ KESİLMESİYE OLUŞTUĞU RİVAYETİ’ Kartal köyünde yaşayan Salih Çahan ise, bu yapıların rivayete göre bir düğün alayının taş kesilmesiyle oluştuğunu dile getirerek, “300-400 yıldan beridir bu taşların var olduğu söyleniyor. Bu oluşumlar dedelerimizden önce de varmış. Rivayetlere göre bir düğün alayının taş kesilmesiyle bu külahlı taşlar oluşmuş” diye konuştu. ‘ÜLKEMİZDE ENDER OLARAK BULUNABİLEN BİR SAHA’ Bingöl Üniversitesi Coğrafya Bölümü Öğretim Görevlisi…

Konya’da obruk oluştu:
Coğrafya Haber Merkezi / 9 Mayıs 2018

Konya’nın Karapınar ilçesinde yaklaşık 7 metre çapında ve 10 metre derinliğinde obruk oluştu. İlçeye 7 kilometre uzaklıktaki Eşeli mevkisinde, Fikret Karakaya’ya ait yonca ekili tarlada oluşan obruk, bölgedeki çiftçileri tedirgin etti. Karakaya’nın oğlu Latif Karakaya, obruk oluşan yerin ilerisinde buğday ekili tarlada çalıştığı sırada büyük bir ses duyduğunu söyledi. Bu sesin obruk oluşurken ortaya çıkan ses olduğunu sonradan anladığını aktaran Karakaya, son olarak pazar günü yonca ekili tarlayı gezdiğini, o gün obrukla karşılaşmadığını belirtti. Latif Karakaya, yaşadıklarını şöyle anlattı: “Pazar gönü bir şey yoktu. Pazartesi günü sabah hat çekiyordum. Büyük bir ses duydum, sanki kapı çarpılmış gibi. Öğleden sonra yoncada çalışırken bir baktık obruk oluşmuş. Yıldırım düşmüş gibi ses geldi. Önce obruk olduğunu düşünmedik. Tarlaya bir baktık obruk olmuş. Tarlanın ortasında bir çukur görünce tuhaf olduk. Obruk korku yaratıyor. Akşam evimiz de gidecek gibi zannediyoruz. Allah’tan can kaybı yok, büyük tehlike. Belediyeye haber verdik. Tellerle çevrilecek. Obruk da oluşsa mecbur çalışıyoruz, burası ekmek kapımız. Bırakıp gidecek halimiz de yok.” Kaynak: Hürriyet