Türkiye’de flamingoların en önemli uğrak yerlerinden biri olan Göller Bölgesi’ndeki Akgöl, haziran ayı itibarıyla tamamen kurudu. Kaya tuzu gibi eriyebilen kayaçların bulunduğu yerde oluşan karstik göl, suları tamamen çekildikten sonra bembeyaz kaldı. Göller Bölgesi, başta Burdur Gölü olmak üzere Salda, Akgöl, Acıgöl ve Yarışlı gölleriyle flamingoların en önemli yaşam alanlarından biri. Son yıllarda Göller Bölgesi’nde, küresel ısınma başta olmak üzere, bilinçsiz tarımsal sulama, kaçak sondaj ve gölet projeleri nedeniyle ciddi bir kuraklık yaşanıyor. Gölün kurumasında etraftaki inşaatların büyük payı olduğunu belirten bölge sakinlerinden Serdar Tekin, “Gölün kurumasıyla flamingolar bölgeyi terk etti. Bu göl, etrafındaki derelerden ve yağışlarla besleniyordu. Yakındaki Alanköy’e gölet yapılması nedeniyle derelerden bazılarından köye verilen su kesildi” dedi. Fotoğraflar : DHA
Muğla’nın ciğerleri yandı, Dalaman’dan yükselen alevler Fethiye’ye sıçradı Muğla’nın Dalaman ilçesindeki ormanlık alanda dün (10 Temmuz) öğle saatlerinde başlayan yangın rüzgarın da etkisiyle gittikçe büyüdü. Yangın Fethiye’ye sıçradı. Orman yangını sonrası harekete geçen Muğla Valiliği ve İl Jandarma Komutanlığı ekipleri ile Orman Bölge Müdürlüğü koordinesindeki orman yangınlarıyla mücadele ekipleri, 13 dakika sonra Karaağaç mevkisi Kızılçam Koru Ormanları’nın bulunduğu alandaki alevlere ilk müdahaleyi gerçekleştirdi. Yangın sonrası bölgeye ulaşan 520 personel, 105 arazöz, 18 dozer ve iş makinesiyle söndürme çalışmalarını gece boyu sürdürdü. Sabahın ilk ışıklarıyla hava araçları da bölgede çalışmalara yeniden başladı. Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’de Rusya’daki temaslarının ardından bölgeye gitti. Bakan Pakdemirli yangının tamamen kontrol altına alındığını belirtti. Herhangi bir can kaybının yaşanmadığı yangında, faaliyette olmayan bir butik otelin tahliye edildiği, söndürme çalışmalarına katılan bir arazözün yandığı, bazı iş makinelerinin zarar gördüğü öğrenildi. Muğla Valisi Esengül Civelek, Fethiye ilçesine kadar yayılan yangınla ilgili oluşturulan kriz merkezinde çalışmaları yönetiyor. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün de çalışmaları takip ediyor. İki mahalle boşaltıldı Karacaağaç Mahallesi’nde başlayan yangın nedeniyle komşu Kayadibi ve Taşlıca mahalleleri boşaltıldı. Jandarma ve Orman İşletme Müdürlüğü ekipleri anonslar yaparak alevlerin tehdit ettiği mahalle sakinlerinden evlerini boşaltmalarını istedi. Ekiplerin çalışmasıyla her iki mahalledeki 34 ev tedbir amaçlı tahliye…
İsviçre’nin Zürih kentindeki ETH Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmada iklim değişikliğinin 2050 yılına kadar dünyanın başlıca 520 kentini nasıl etkileyeceği incelendi. Araştırmaya göre ortalama hava sıcaklıkları açısından, “İstanbul Roma’ya, İzmir Adana’ya, Ankara ise Taşkent’e benzeyebilir”. Crowther Laboratuarı’nda yapılan, küresel sıcaklıklardaki 2 derecelik artışın dünyadaki kentlere nasıl etkileyeceğine yönelik araştırmaya bakılırsa 30 yıl içinde Bursa’nın havası Adana’ya, Gaziantep’inki Erbil’e, Adana’nınki ise Lefkoşa’ye benzeyecek. Londra’nın bugünkü Barcelona kadar sıcak olabileceği, Rio de Jenairo’da Havana gibi hissedilebileceği, Moskova’daki havanın ise Sofya’yla kıyaslanabileceği belirtiliyor. Araştırmaya göre, sıcaklıklardaki en hissedilir değişiklikleri kuzey ülkeleri yaşayacak. Avrupa çapında, yaz mevsimi şimdikinden ortalama 3,5 derece, kışlar ise yine şimdikinden 4,7 derece daha sıcak olacak. Kulağa hoş gibi gelse de, durum pek de iyi değil aslında. Tropikal bölgelerdeki ortalama sıcaklıklardaki değişim daha az olacak, ancak yoğun yağış ve ciddi kuraklık gibi daha çok aşırı hava olayıyla karşılaşacaklar. Çalışmada ele alınan kentlerin beşte birinden fazlası (%22), ki bunlar arasında Manaus, Kuala Lumpur, Jakarta, Rangoon ve Sinagpur da bulunuyor, daha önce hiç görülmeyen iklim koşulları altında yaşayacak. İklim değişikliğinin 2050 itibariyla 520 kenti nasıl etkileyeceğini gösteren interaktif harita için tıklayın. ‘İnsanlığın daha önce görmediği iklim’ BBC News Mundo’ya Konuşan Exeter Üniversitesi uzmanlarından James Dyke, “Benim için bu çalışmadaki en etkileyici nokta, Ekvator…
İklim Haber ve KONDA Araştırma tarafından gerçekleştirilen “Türkiye’de İklim Değişikliği Algısı 2019” adlı araştırmanın sonuçları bugün yayımlandı. Türkiye çapında 2745 kişi ile yüz yüze yapılan anket, kamuoyunun ülkemizdeki iklim krizi ve onun etkileri, afetler ile iklim konusunda hükümet ve belediyelerin çalışmaları hakkında görüşlerini gözler önüne seriyor. Türkiye’de her iki kişiden birine göre iklim krizinin etkileri ülkemizde şimdiden hissediliyor, toplumun %61’i ise bu durumdan endişeli. Aynı zamanda toplumun %71’i afetlerin arttığını ve bunun sebebinin iklim değişikliği olduğunu düşünüyor. Hükümetlerin ve belediyelerin iklim eylemlerini de değerlendiren katılımcıların %55’i bu konuda çaba gösterilmediğini ifade ediyor. İklim Haber ve KONDA Araştırma, 2019 yılında Türkiye kamuoyunun iklim değişikliği algısını ölçmek ve giderek derinleşen iklim krizi hakkında ne düşünüldüğünü öğrenmek için Türkiye örneklemi üzerinden bir anket çalışması gerçekleştirdi. Araştırma, iklim değişikliğinin Türkiye’de her 10 kişiden en az altısının endişelendiği bir konu olduğunu gözler önüne seriyor. Görüşülen kişilerin %15’i çok endişeli olduğunu ifade ederken, %46’sı ise endişeli olduğunu belirtiyor. İklim Haber ve KONDA Araştırma tarafından 2018 yılında yapılan benzer bir çalışma da toplumun %86,8’inin iklim değişikliğinin yaşandığını düşündüğünü ortaya koymuştu. Sonuçları değerlendiren KONDA Araştırma Genel Müdürü Bekir Ağırdır, Türkiye’nin iklim konusunda belki de başka hiçbir konuda olmadığı kadar ortak bir paydada buluştuğunu ifade ediyor. Ağırdır “Din ve…
Kandilli Rasathanesi’nden yapılan son dakika açıklamasına göre Erzincan’ın Otlukbeli ilçesinde 3.8 şiddetinde bir deprem meydana geldi. Kandilli Rasathanesi Erzincan’ın Otlukbeli ilçesinde deprem meydana geldiğini duyurdu. 21.27’de meydana gelen depremin yerin 5.2 kilometre derinliğinde olduğu kaydedildi.
Bir yandan aşırı yağış, seller, yıldırım, şimşek ve hortumlar diğer yanda çölleşme ve kuraklık. İklim değişikliği Türkiye’nin de çehresini değiştiriyor. Prof. Murat Türkeş uyarıyor: Türkiye’nin sıcaklık ve yağış rejimi değişti. Tropikal kuşak yanıbaşımızda. Geçtiğimiz mayıs ayı ‘yağışlı’ geçmişti. Haziranın başından beri ise Anadolu’da yağış durmadı. Bu yağışların özelliği; kısa süreli oluşu, aniden bastırması, çok şiddetli yağması, yıldırımlar, şimşekler ve gökgürültülerinin eşlik etmesi ve bir kaç saatin ardından birden durması. Aniden, aşırı bir şekilde yağan yağmurların neden olduğu sellerde ve yıldırım çarpması sonucu üç günde 9 kişi hayatını kaybetti; hortum ve dolu yağışı binalara ve tarlalara/seralara büyük zarar verdi. Sadece üç günde (15-16-17 Haziran 2019) Türkiye’de yaşanan aşırı yağış, sel, dolu ve yıldırım düşmesi sonucu ortaya çıkan bilançonun basına yansıdığı kadarı şöyle: Ağrı: Diyadin ilçesinde birden başlayan dolunun yağmura çevirmesi üzerine oluşan sel sularına kapılan anne ve iki çocuğu ile aynı bölgede yıldırım isabet eden bir çoban yaşamını yitirdi. Aksaray: Ortaköy ilçesinde aniden bastıran şiddetli yağmur nedeniyle oluşan sel, o sırada yapılan düğün evinde paniğe neden oldu. Çadıra sığınan kadınlar, orayı da su basması üzerine can pazarı yaşadı. Dengesini kaybeden ve suya düşerek akıntıya kapılan bir kadını düğündeki vatandaşlar kurtardı. Eskişehir: Etkili dolu yağışı ve sağanak nedeniyle yollarda oluşan su birikintileri araç sürücüleri ve yayalara…
Trabzon’da meydana gelen sel ve Hidro Elektrik Santrali (HES) borusu patlaması sonucunda 4 kişi hayatını kaybetti. Evler, yollar, köprüler çöktü. Kaybolan 6 kişiyi arama çalışmaları devam ediyor. Bakanlar olayın HES ile ilgili olmadığını söyledi. Trabzon yerel basınındaki haberlere göre yoğun yağışın ardından patlayan HES borusu, selin şiddetini artırdı. Trabzon’un Araklı ilçesinde dün sağanak yağışın ardından meydana gelen, 4 kişinin öldüğü, 6 kişinin kaybolduğu, 4 kişinin de yaralandığı selde, yerleşim yerlerindeki hasar, gün ağarınca ortaya çıktı. 4 ev ve 2 iş yeri ile bazı köprülerin yıkıldığı, okul, cami, yol ve tarım arazileri ile su ve elektrik nakil hatlarının hasar gördüğü mahallelerde, tespit çalışması başlatıldı. Trabzon ve bölge illerden gelen arama-kurtarma ekipleri de sabahın ilk ışıkları ile birlikte kayıp 6 kişiyi arama çalışması başlattı. Trabzon’da dün öğle saatlerinde etkili olan sağanak yağış, Araklı ilçesinde sel ve heyelanlara neden oldu. İlçenin Çamlıktepe ve Yeşilyurt mahallelerinde heyelan sonucu önüne set çekilen Karadere, biriken toprak ve balçığı sürükleyerek aniden taştı. Bölgede kurulu olan hidroelektrik santralinin toprak ve balçıkla dolan havuzunun da taşması sonucu yükselen sel suları mahallelere girdi, önüne kattığını sürükledi. Sele kapılan 10 kişinin boğulduğu iddiası Vatandaşların yardım çağrıları üzerine bölgeye karadan ve havadan kurtarma ekipleri sevk edildi. Ekipler, sele kapılan 10 kişiden Ali Abdullah,…
Trabzon’un Araklı ilçesinde sağanak sonrası bir hidroelektrik santralinin (HES) borusunun patlaması sonucu meydana gelen taşkın, Yeşilyurt Mahallesi’ni su altında bıraktı. 4 ev yıkıldı, bir kişi öldü Şiddetli sağanak sonrası hidroelektrik santralinin (HES) borusunun patlaması sonucu meydana gelen taşkında; ilk belirlemelere göre evler yıkıldı, vatandaşlar sele kapıldı. Bazı vatandaşlar kişi sel sularına kapılarak kayboldu. Valilik bünyesinde kriz merkezi oluşturulan bölgede, kaybolan kişilerden bazılarının cansız bedenine ulaşıldığı öğrenildi. Trabzon Valisi İsmail Ustaoğlu, “Şu ana kadar edindiğimiz bilgiye göre 6 ölü, 4 kayıp, 3 tane de yaralımız var” dedi. Vali Ustaoğlu, selin vurduğu ilçede yaralanan bazı kişileri, tedaviye alındıkları Araklı Bayram Halil Devlet Hastanesi’nde ziyaret etti. Ziyaretin ardından açıklamada bulunan Vali Ustaoğlu, sel afetinde 6 kişinin cansız bedenine ulaşıldığını belirterek, şunları söyledi: “İlk etapta şu ana kadar olay yerine ulaşan arkadaşlarımızın yaptıkları tespitlerde; bir taraftan tahliyeler sürüyor, bir taraftan da kayıp vatandaşlarımıza ulaşmaya çalışıyoruz. Şu anda tahmini olarak cansız bedenine ulaştığımız 6 vatandaşımız var maalesef.” dedi. Vali Ustaoğlu, “Tahmini 4 de ulaşamadığımız vatandaşımız görünüyor. Tüm ekipler bölgede. Herkes bir şey söylüyor ama biz orada bire bir yaptığımız tespitlerde 4 kaybımız olduğu yönünde. 6 tane de zaten cesede ulaştık. Bizim aldığımız bilgi şuan bu” diye konuştu. Ziyaretin ardından hastaneden ayrılan Vali Ustaoğlu, ilçe kaymakamlığında oluşturulan kriz merkezine geçti.Bu arada gün içinde…
Dünyanın dört bir yanında ve Türkiye’deki hayvanseverlerin‘gözü gibi’ baktığı, nesilleri tehlike altında olan caretta carettalara ait 50 yuva, Antalya’da, iş makinelerinin sahil düzleştirme çalışmasına kurban gitti. Sevimli kaplumbağaların Akdeniz’deki en büyük yuvalama alanı olan Belek Turizm Merkezi’nin Boğazkent kısmında, sahildeki 1000 metrelik alan, iş makineleri ve traktörler ile tarla gibi sürülerek düzleştirildi. Kum tepeleri yok edilen kumsalda caretta carettalara ait 50 yuva kayboldu. Ekolojik Araştırmalar Derneği (EKAD) Başkanı Dr. Ali Fuat Canbolat, sahildeki işlemin Serik Belediyesi tarafından yapıldığını söylerken, Belediye Başkanı Enver Aputkan, kendisinin bu yönde talimatı olmadığını, bu kimin yaptığını araştırdıklarını belirterek, “Şahsen benim de hassas olduğum bir konu. Arkadaşları konuyla ilgilemeleri için görevlendirdim”dedi. ‘Temizleme yuvalama sezonu öncesinde yapılmalı’ Yumurta bırakılmış 50 işaretli yuvanın düzleme işlemi nedeniyle yok edildiğini vurgulayan Canbolat, geçmişte de benzer sorunlar yaşadıklarını belirterek şunları söyledi: “Serik Belediyesi dahil ilgili kurum ve kuruluşları uyardık. Ama bu yıl geldik, değişen hiçbir şey yok. Niçin yapılır; onu anlamış değilim. Burası tarla değil. Niye düzeltirsiniz? ‘Kumsal pis, temizlemek istiyoruz’diyorlarsa bunun zamanı var. Bir genelge var, kaplumbağaların yaşam alanlarının korunması genelgesi. Genelgede, ‘Bu alanlarda kumsal temizleme çalışmaları kaplumbağaların yuvalama sezonundan önce yapılmalıdır’ diyor. Yani 15 Mayıs’tan önce yapılabilir, şu anda 15 Haziran’dayız.” ‘Tahribatın boyutunu 35-40 günde göreceğiz’ Bölgenin kaplumbağa yuvalama alanı olduğunu, karpuz yetiştirilmediğini vurgulayan Canbolat, “Bu kaybolan yuvaların bulunduğu…
Işık kirliliğinin nedenleri nelerdir aslında çok kapsamlı bişr sorudur. Bu sorunun onlaraca cevabı vardır, biz bu yazmızda genel olarak bu nedenlerden bahsedeceğiz. 1- Yolların yanlış aydınlatma sistemleri ile aydınlatılması. 2- Park bahçe ve ormanlık alanların aydınlatma seçiminde yapılan yanlışlıklar. 3- Tarihi ve turistik binaların dış aydınlatmaları. 4- Reklam ve ilan ponoları, billbordları, sçık hsvs reklam ekipmanlarının yanlış yerleştirilmesi 5- Plansız yapılan, güvenlik amaçlı çevre aydınlatmaları, 6- Konut alanlarından yayılan bakiye ışıklar Çarpık kentleşme ve sıkı yapılaşma, tüm yolların aydınlatılma talepleri, iş yerlerinin güvenlik için aydınlatılması, meydanlarda görsel aydınlatma gibi unsurlarda ışık kirliliğinin nedenleri arasında sayılabilir. Tüm ışık kaynakları amaçları dışında gayri ihtiyari bakiye ışık oluşturmakta bu artık ışıklarda ışık kirliğine yol açmaktadır. Bu konuda yapılacak aydınlatma projeleri ile her kullanım için gerektiği kadar aydınlatma sağlayabilecek ekipmanların kullanımı ile hem elektrik enerjisinden tasarruf edilmiş olacaktır hemde ışık kirlilliği nedenlerinden çok önemli bir kısmı ortadan kalkmış olacaktır.Bu ışık kaynakları, sadece hedeflerine ışık gönderiyor olsalar, havaya bakan taraflarına yansıtıcı konsa daha az ışık kirliliği yaşanması sağlanabilir. Yollardaki lambaların yoldan, asfalttan tekrar yukarı yansıyan ışıkları için ise yapılabilecek bir şey yok, belki daha koyu renkli asfalt dökülebilir. Kaynak: Çevre Portal