Türkiye’nin soğan ihtiyacının yüzde 60’ını karşılayan Polatlı’da yaz soğan sökümü başladı. Fakat Sakarya Nehri’nin kuruması nedeniyle yaşanan su sıkıntısından dolayı endişeli olan çiftçiler çözüm bekliyor. Ankara’nın Polatlı ilçesinin, soğan üretiminde önemli bir yere sahip olan Yeniköseler Köyü’nde yaz soğan sökümü başladı. Türkiye’nin çeşitli yerlerinden gelen mevsimlik işçilerin çalıştığı yaz soğan sökümünde, çuvallanan soğanların kilosu, aracılara 50 kuruştan satılıyor. Çiftçiler ise kış soğanlarının yetişmesi için ihtiyaç duyulan suyun teminini sağladıkları Sakarya Nehri’nin kurumasından dolayı endişeli. Porsuk Çayı ve Sakarya Nehri’nin birleşerek geçtiği Yeniköseler Köyü’nde yaşanan su sıkıntısından dolayı bölgede bulunan canlı yaşamı da tehlike altında. Nehrin kuruması ve gerekli önemlerin alınmamasından şikâyetçi olan çiftçiler, kışın Sakarya Nehri’nin debisi yüksekken suyu tutmanın yollarını arıyor. KIŞIN BOŞA AKIYOR Çiftçilikle uğraşan Mürsel Özkan, “Şu an hasat yeni başladı. Çiftçi, fiyatların düşük olmasından dolayı sıkıntı yaşıyor. Bu hasat 20 Ağustos’tan sonra artış gösterecek. Daha sıkıntılı günler bizi bekliyor. Şu anda büyük ölçüde su sıkıntısı çekiyoruz. Porsuk Çayı ve Sakarya Nehri’nden gelen su bize yetmiyor. Devletimizin bu duruma el atmasını istiyoruz. Kışın 4-5 ay su boşa akıyor” dedi. Sakarya Nehri’nin geçtiği köylerde yanlış sulama yapıldığını belirten Özkan, “Vahşi sulama yapılıyor. Yağmurlama sistemiyle sulama yapılsa toplam suyun 3’te 1’i harcanır. Bunun araştırılarak çözülmesini istiyoruz” diye konuştu. Yeniköseler…
Rusya’nın Sibirya bölgesinde 6 gün önce çıkan yangın nedeniyle 3 milyon hektarlık orman kül oldu. Rusya’nın Sibirya bölgesinde çıkan orman yangını, itfaiye ekiplerinin müdahalelerine rağmen 6 gündür hız kesmeden devam ediyor. Yangının söndürülmesi için yoğun çaba sarf edilirken şiddetli rüzgarın da etkisiyle büyüyen yangın, Ural ve Volga bölgelerine kadar ulaştı. Yangın nedeniyle birçok orman canlısı telef olurken yerleşim alanları da tehdit altında. Rusya Sağlık Bakanlığı, duman zehirlenmesi ihtimaline karşı afet bölgesindeki kasabalara maske gönderdi. Yangının ulaştığı köyler ise Rusya Acil Durumlar Bakanlığı ekipleri tarafından tahliye edildi. Havadan müdahale ile desteklenen çalışmalara rağmen yangının söndürülememesi vatandaşların büyük bir kampanya başlatmasına neden oldu. Gönüllüler, Sibirya’daki orman yangınının söndürülmesi için görevli ekipler ile beraber çalışıyor. Yağmur yağmazsa söndürülemeyecek Rus basınına demeç veren Sibirya’daki Krasnoyarsk Bölgesi’nin Valisi Aleksandr Uss, çıkan yangın nedeniyle bölgedeki doğal hayatın tehdit altında olduğunu ve bölge ikliminin bu yangından etkileneceğini ifade etti. Uss, yangın söndürme çalışmalarında 12 ton su taşıma kapasitesi olan Be-200 tipi uçaklar ile müdahale edildiğini fakat çabaların yeterli olmadığını söyledi. Yangının söndürülmesi için büyük çaba sarf edildiğini artık tek çarenin yağışlar olacağını ifade eden bölge valisi, yağmur yağmaması halinde yangını uzun bir süre kontrol edemeyeceklerini sözlerine ekledi.
Endonezya‘nın Java Adası açıklarında 6,8 büyüklüğünde deprem meydana geldi. ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi (USGS), merkez üssü Tugu Hilir’in 105 kilometre güneybatısı olan 6,8 büyüklüğündeki depremin yerin 42,8 kilometre altında gerçekleştiğini duyurdu. Depremin ardından tsunami uyarısı yapıldı. Yetkililer, bu nedenle kıyı kesiminde bulunanlardan yüksek yerlere çıkmasını istedi.
Su tutmaya başlayan Ilısu Barajı‘nın kapaklarının kapatılması nedeniyle Hasankeyf ve bölgedeki doğal yaşam sular altında kalma tehlikesiyle karşı karşıya. Hasankeyf Koordinasyonu, baraj kapaklarının kapatıldığına ilişkin uydu fotoğrafları paylaştı. Koordinasyon, mevcut duruma ilişkin “baraj kapaklarının deneme amacıyla değil, kalıcı amaçla kapatıldığı uydu fotoğraflarından anlaşılıyor. Buradaki amacın toplumu ve kamuoyunu bir oldu bitti ile karşı karşıya bırakmak olduğu anlaşılmaktadır” açıklamasını yaptı. 19, 24 ve 29 Temmuz günlerine ait uydu görüntülerini paylaşan koordinasyon, baraj gölünün her gün büyüdüğünü bu nedenler bölgede yaşayan insanların tedirgin olduğunu belirtirken “Suyun yerleşim ve ziraat alanlarına ne zaman ulaşacağını bilmemektedir” dedi. Uzun zamandır ‘Hasankeyf Su Altında Kalmasın’ kampanyası yürüten inisiyatif, uyarıda da bulundu: “Kapakların kalıcı kapatıldığı düşünüldüğünde uydu görüntülerinin sağladığı veri ele alındığında birkaç ay içerisinde antik Hasankeyf şehri sular altında kalacak. Yine vadi boyunca bulunan 300 höyük su altında kalacak. Bu 300 höyükten sadece bir tanesi olan Hasankeyf Höyüğü’nün üstü betonla kapatılmış durumda. Diğer höyüklerle ilgili şu ana kadar yapılmış her hangi bir açıklama bulunmamaktadır.” Ilısu Barajı ve HES projesinin Antik Kent ve Dicle Vadisi için artık risk değil tehdit oluşturduğuna vurgu yapan Hasankeyf Koordinasyonu, “Ilısu Barajı ve HES projesi bir an önce durdurulmalı, baraj kapakları kontrollü açılarak ortaya çıkan gölet boşaltılmalı” çağrısı yaptı. Kaynak: Yeşil Gazete
Mahkemenin iptal kararına rağmen 31 Temmuz’da Salda millet bahçesi için ihale yapılacak. Duruma tepki gösteren akademisyen Kesici, “Oraya 30 yılımı verdim fakat anlatamadım. 2-3 milyon yıllık gölü 10 senede kaybederiz. Başka Salda yok. Bize kulak versinler” dedi. Burdur’un doğal güzelliklerinden olan ve uzmanların ‘ayakkabıyla bile basılmaması gereken bir yer’ olarak nitelediği Salda Gölü’ne millet bahçesi ısrarı bitmiyor. Mahkemenin iptal kararına rağmen planlanan millet bahçesi için 31 Temmuz’da ihale yapılacak. Salda ile ilgili yürüttüğü bilimsel çalışmalarla tanınan akademisyen Erol Kesici, “Ben oraya 30 yılımı verdim fakat anlatamadım. Salda çok hassas bir göl. 2-3 milyon yıllık gölü 10 senede kaybederiz. Yol yakınken vazgeçin” dedi. GÖLET TAHRİP ETMİŞTİ Burdur’un Yeşilova ilçesindeki turkuaz suyu ve beyaz sahiliyle Türkiye’nin Maldivleri olarak adlandırılan Salda Gölü’ne yapılacak olan Millet Bahçesi’nin ihalesi 31 Temmuz’da gerçekleştirilecek. Duruma tepki gösteren Türkiye Tabiatını Koruma Derneği Bilim Danışmanı ve emekli akademisyen Erol Kesici, gölet ve barajla gölün zaten tahribata uğratıldığını söyledi. Salda’nın 2-3 milyon yıl önce oluştuğunu hatırlatan Kesici, sözlerini şöyle sürdürdü, “Dünya’da başka bir Salda yok. Pamukkale travertenleri nasıl korunuyorsa buraya da aynı özen gösterilmeli. Biz de kalkıp TOKİ’de ihaleye çıkarıyoruz. Göl öldü demektir. TOKİ’ye teslim edilen her yer yok oluyor.” Salda’nın uluslararası bir öneminin de olduğunu vurgulayan Kesici, bu yönüyle…
Hindistan’ın Ay’ın karanlık yüzüne indirmeyi planladığı Chandrayaan-2 adlı uzay aracı, başarıyla fırlatıldı. Yerel saatle 14.43’te (TSİ 10.13) Sriharikota Uzay İstasyonu’ndan fırlatılan uzay aracının 23 gün sonra Ay’ın yörüngesine girmek için manevralara başlayacak. Chandrayaan-2’nin toplam 48 gün süren bir yolculuktan sonra Ay’ın, hakkında çok az şey bilinen güney kutbuna inmesi planlanıyor. Bu inişin güney kutbuna önceki girişimlerden daha yakın ve daha yumuşak olması hedefleniyor. Geçen hafta için planlanan fırlatma işlemi, roketin ateşlenmesine 56 dakika kala ertelenmişti. Chandrayaan-2’yle (Ay Aracı 2) Ay’a ilk defa inecek olan Hindistan, her şeyin planlandığı gibi gitmesi halinde ABD, Çin ve eski Sovyetler Birliği’nin ardından Ay’ın yüzeyine “yumuşak iniş” yapmayı başaran 4. ülke olacak.
Düzce’de etkili olan aşırı yağış ve toprak kayması sonucu kaybolan 7 kişiden birinin cansız bedenine ulaşıldı. Dere yatağında bulunan cansız bedenin bir kadına ait olduğu açıklandı. Düzce son yılların en büyük sel felaketlerinden birini yaşadı. Düzce’yi vuran sel ve heyalan’da Akçakoca ilçesine bağlı Esmahanım Köyü’nden 7 kişi kayboldu. Kaybolanların dördünün çocuk olduğu öğrenildi. Kaybolan 7 kişiden birinin cansız bedeni Esmahanım ile Uğurlu köyü arasında dere yatığında bulundu. Bir kadına ait ceset sağlık ekiplerine teslim edildi. Cesedin 42 yaşındaki Fatma Töngel’e ait olduğu belirtildi. Cumayeri, Gölyaka ve Akçakoca ilçelerinde metrekareye 24 saatte 200 kilogramın üzerinde yağış düştü. Esmahanım köyünde kaybolan, Cengiz (53) ve Kağan Töngel (3), anne Nilgün (39) ile kızları Funda (9), ikiz olan Sanem ve İlayda Sinem Kaplan (7) için AFAD, Türk Kızılay, jandarma, İl Özel İdaresi, 112 Acil Servis, UMKE, gönüllü kurtarma ekipleri ve eğitimli köpekler karadan, helikopter ve İnsansız Hava Aracı (İHA) ile de havadan arama-kurtarma çalışması yürütülüyor. Aramalar, özellikle köyden geçen dere yatağında, sele maruz kalan tarlalarda ve fındık bahçelerinde yoğunlaştırıldı. “YILLIK YAĞIŞIN DÖRTTE BİRİ DÜŞTÜ” NTV’ye konuşan Tarım Bakan Yardımcısı Fatih Metin “Arama kurtarma çalışmaları 150 kişilik ekiple devam ediyor. Şiddetli bir yağış söz konusu oldu. Iğdır ve Karaman’a yıllık düşen miktar 12 saatte düştü. Düzce’ye…
Ergene Nehri, uzun yıllardır sanayi atıklarının yarattığı tahribat nedeniyle kanalizasyona dönmüş durumda. Dördüncü sınıf çok kirlenmiş su durumuna gelen Ergene’de yaşanan çevre felaketi, Trakya Platformu tarafından bir kez daha gözler önüne serildi. Trakya Platformu Kırklareli Yürütme Kurulu Üyesi Göksal Çidem, temmuz ayının ikinci pazar günü tüm dünyada gerçekleştirilen ‘Büyük Atlayış’ etkinliği çerçevesinde Ergene Nehri’ndeki kirliğe dikkat çekmek için ilginç bir çalışmaya imza attı. Türkiye sınırından bir kilometre ötede yer alan Yunanistan’ın Kastanias beldesine giden Çidem, Arda Nehri’nde yüzen Yunanlılar ile nehrin tertemiz görüntüsünü fotoğrafladı. Aynı gün Uzunköprü sınırlarındaki tarihi taş köprünün altına gelen Çidem, burada ise Ergene Nehri’nin son durumunu kayıt altına alırken, yaşanan çevre felaketini gözler önüne serdi. Milliyet gazetesinden Mert İnan’ın haberinde, Çidem’in şu değerlendirmeleri yer aldı: “2005 yılından bu yana Avrupa’nın birçok ülkesinde binlerce insan, temmuz ayının ikinci pazar günü aynı saatte nehirlere atlıyor. Dünyada her yıl temmuz ayının ikinci pazar günü yapılan bu atlayışa Büyük Atlayış’ deniyor. Eylem, insanları nehirlerle barıştırmayı, nehirlere dikkat çekmeyi hedefliyor. ‘ERGENE’DEN ZEHİR AKMAYA DEVAM EDİYOR’ Ülkemizde 2011 yılından bu yana, ‘Büyük Atlama’ olarak adlandırdığımız bu etkinlikte Türkiye’nin birçok noktasında, Avrupa ülkeleri ile aynı saatte nehirlere, göllere ve denizlere atlanırken, biz Trakyalılar bu etkinlikten mahrum kalıyoruz. Ergene’den zehir akmaya devam ediyor. Ergene’den…
Antalya’nın Kumluca ilçesinde, hatalı restorasyonun ardından 2016 yılında üzeri plastik malzemeyle kapatılan Rhodiapolis Antik Kenti’ndeki Likyalı ünlü hayırsever Opramoas adına yapılan anıt, fırtınayla birlikte ortaya çıktı. Şubat ayında etkili olan fırtına, 3 yıldır anıtı kapatan plastik kaplamayı yıktı. Kumluca ilçesine hakim bir tepede keşfedilen Rhodiapolis Antik Kenti’nde arkeolojik kazılarda Likya, Roma ve Bizans dönemlerine ait pek çok tarihi değer gün yüzüne çıkarıldı. Bu değerler arasında M.S. 2’nci yüzyılda bu kentte yaşadığı belirtilen Likyalı ünlü hayırsever Opramoas adına yapılan anıt da bulunuyor. Anıtta, Likya’nın pek çok kentine iyiliği dokunan hayırsever Opramoas’ın yaptığı yardımların anlatıldığı bir de yazıt var. PLASTİK KUTUYLA KAPATILDI 2015 yılında Antalya Rölöve ve Anıtlar Bölge Müdürlüğü’nün 1 milyon 445 bin TL bedelli ihalesini alan özel firmanın anıtta gerçekleştirdiği restorasyon faciası, büyük tepki topladı. O dönem restorasyonu durdurulan anıt, iç kısmı çelik konstrüksiyon, dışı ise üzerinde fotoğrafının bulunduğu plastik kaplamayla tamamıyla kapatıldı. PLASTİK KAPLAMAYI FIRTINA YIKTI Yaklaşık 3 yıldır bu şekilde duran Opramoas Anıtı, şubat ayında fırtınanın, etrafındaki kutu görünümlü plastik ve çelik bariyerleri yıkmasıyla yeniden gün yüzüne çıktı. Parçalanan, anıtı kapatan plastik ve çelik konstrüksiyon, görevliler tarafından tamamen kaldırıldı. Plastik ve çelik konstrüksiyondan oluşan kaplamanın kurulması ve kaldırılması için de yaklaşık 300 bin TL harcandı. HATALI RESTORASYON RAPORLA ORTAYA ÇIKTI Antik kentte 2004 yılından itibaren araştırmalar…
Mısır’da, açısı inşaatta değiştirilen piramit turizme açıldı. Yapı, ‘eğik piramit’ olarak biliniyor. Mısır’da meşhur ‘eğik’ piramit turistlerin ziyaretine açıldı. Kahire’nin güneyinde, Firavun Sneferu için 4 bin 600 yıl önce inşa edilen ‘Eğik Piramit’, Mısır’da piramit inşasında tarihinde önemli bir yere sahip. Piramidin özelliği, çatlamaya başlaması nedeniyle açısının inşaat sırasında değiştirilmiş olması. 101 metre yüksekliğindeki piramidin ilk 49 metresi 54 derecelik açıyla yükselirken, bu açı sonrasında azalıyor. Turistlere ise artık, piramidin kuzey cephesindeki bir girişten 79 metrelik bir tünele girme izni veriliyor. Aynı zamanda, Sneferu’nun eşi Hetepheres için inşa ediliği düşünülen 18 metre yüksekliğindeki daha küçük bir piramit de 1956’da ortaya çıkarılmasından bu yana ilk kez ziyarete açıldı.