Üç ülke arasında su savaşı çıkabilir!
Coğrafya Haber Merkezi / 25 Şubat 2018

Nil Nehri’nde inşası süren yeni bir baraj, Etiyopya’nın Mısır ve Sudan’la uzlaşmaya varamaması durumunda bir su savaşına yol açabilir. “Bir sonraki dünya savaşı su üzerinden çıkacak” derler. Sudan kaynaklanan gerginliğin Nil Nehri kadar hissedildiği çok az yer vardır. BBC Türkçe servisinin haberine göre, Mısır ve Etiyopya arasında büyük bir anlaşmazlık var. Aralarında Sudan bulunan Mısır ve Etiyopya büyük bir anlaşmazlık içinde ve dünyanın en uzun nehrinin etrafında jeopolitik bir hareketlilik yaşanıyor. Nil Nehri’ni oluşturan iki koldan biri olan Mavi Nil üzerine baraj yapılması uzun zamandır tartışılıyordu. Barajın inşası Arap Baharı sırasında başladığından Mısır’ın dikkati başka yerlerdeydi. Nil’i bir tanrı olarak gören ve ona tapan firavunlar, “Mısır Nil’in bir armağanıdır” derlerdi. Mısır binlerce yıldır Nil üzerinde siyasi bir etkiye sahip. Fakat Etiyopya’nın ihtirası bunu değiştiriyor. Afrika kıtasında önümüzdeki 30 yılda nüfusun ikiye katlanacak olmasına hazırlanan çok az ülke var. Karşısındaki siyasi zorluklar ve kısıtlı özgürlüğüne rağmen kendisini orta gelirli bir ülkeye dönüştürmek isteyen Etiyopya’da organize sanayi bölgeleri yapılıyor ve ülkenin enerjiye ihtiyacı artıyor. Afrika’nın en büyük hidroelektrik santrali ve dünyanın en büyük üçüncü barajı olacak bu baraj Mısır’ı endişelendiriyor. Çünkü Nil’in sularının yüzde 85’i Etiyopya dağlarından kaynaklanıyor ve bu barajla Etiyopya, Nil’in akışını kontrol etme gücüne sahip olacak. Etiyopya Su, Sulama…

NASA’nın yayımladığı görüntüler korkutuyor.
Coğrafya Haber Merkezi / 25 Şubat 2018

Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) tarafından geliştirilen yenilikçi bir görüntüleme tekniği Antarktika buzullarındaki ciddi kayıpların ulaştığı boyutu gözler önüne serdi. NASA uydu görüntüleme teknolojisiyle ulaşılan bulgular Batı Antarktika Buz Mantosu’ndaki erimelerin hızlandığını teyit etti ve çok daha büyük doğu komşusunda daimi bir akış belirlendi. Bilgisayar görüntüleme tekniği ile NASA ve ABD Jeolojik Araştırmalar uydusundan alınan binlerce görüntü bir araya getirilerek, buz mantosundaki hareket ve değişimler net bir şekilde grafikleştirilebiliyor. Yeni çalışma hem Antartika buzullarında yapılacak ölçümler için bir temel oluşturacak, hem de deniz seviyesine olacak muhtemel etkiler tahmin edilirken sayısal modelleme için kullanılabilecek. Ayrıca bu yeni teknik çok daha fazla verinin daha hızlı işlenmesinin de yolunu açacak.

Tunceli’de soyu tehlikede olan vaşak görüntülendi!
Coğrafya Haber Merkezi / 22 Şubat 2018

Tunceli’de yaban hayatı fotoğrafçısı Hüseyin Narin, dünyada ve Türkiye’de soyu tükenmek üzere olan ve birinci derecede koruma altında bulunan vaşakları görüntüledi. Tunceli’de 2 vaşağı görüntüleyen yaban hayatı fotoğrafçısı Hüseyin Narin, soyu tükenmek üzere olan hayvanları tesadüfen fotoğrafladığını söyledi. Dağ keçilerinin fotoğrafını çekmek için gizlendiği sırada, aynı bölgeye gelen 2 vaşağın pusuya yattığını gördüğünü anlatan Narin, şunları söyledi: “Geçen hafta, gece saatlerinde köydeki evime giderken 2 vaşak gördüm. Gece olduğu için görüntülerini iyi çekememiştim. Bir gün sonra aynı bölgeye öğle saatlerinde gittim. Aynı bölgede 2 vaşak, dere kenarında birbirine yaklaşık 50 metre mesafede pusu pozisyonunda bekliyordu. Cüsseleri normalin üzerinde gibiydi, çok iri görünüyordu. Önce bunların çita olabileceğini düşündüm; ancak daha sonra ayağa kalktıklarında kuyruklarından vaşak olduklarını anladım. Çekimden sonra yaptığım araştırmalarda ve görüştüğüm uzmanlar, bu boyutta Türkiye’de vaşak görüntülenmediğini söyledi. Bu boyutta, iri ve semiz vaşağı ilk kez görüntülemiş olduğumu öğrenince ben de mutlu oldum. Dünyada ve Türkiye’de koruma altında olmalarına rağmen Tunceli’nin yüksek karlı dağlarında vaşakların sayısı artıyor.” Fotoğrafladığı vaşaklardan birinin dişi olduğunu belirten Hüseyin Narin, bu hayvanların çiftleşme döneminde olabileceğini dile getirerek, “Çekim sırasında oldukça yaklaşmaya çalıştım. Erkek olan vaşak, beni fark etti ve bana doğru saldırı pozisyonu alarak koşmaya başlayınca ben de hızla koşarak aracımın içine girdim. O…

Konya’nın Karapınar ilçesinde yaklaşık 12 metre çapında, 20 metre derinliğinde obruk oluştu
Coğrafya Haber Merkezi / 8 Şubat 2018

Karapınar ilçesine bağlı Reşadiye Mahallesi Küllükuyu mevkisinde Bekir İlhan’a ait tarlada oluşan obruk, bölgedeki çiftçileri tedirgin etti. Buğday ekili tarlada oluşan 12 metre çapında, 20 metre derinliğindeki obruğu farkeden Bekir İlhan, AA muhabirine, hayvanlarını yemlediği sırada meydana gelen sese yöneldiğinde tarlasındaki obruğu gördüğünü söyledi. İlhan, üç yıl önce de 500 metre yakınında obruk oluştuğunu anlatarak, “Obruklara alıştık. Tedirgin olsak da Allah’tan gelen bir şey. Obruğun olduğu bölgeye gidince korkunç manzara ile karşılaştık. Bölgede çalışanlar da vardı. Can kaybı yaşanmaması sevindirici.” diye konuştu. Karapınar Belediyesi ekiplerince obruğun bulunduğu yerde güvenlik önlemi alındı. Kaynak: CNN

Ortadoğu’nun en büyük gölü kurudu!
Coğrafya Haber Merkezi / 3 Şubat 2018

Ortadoğu’nun en büyük gölü olan İran’daki Urmiye Gölü, son 20 yılda yaklaşık yüzde doksanını kaybetti. Türkiye ise İran’ın hatalarını tekrarlıyor… Sulak alanların korunmasıyla ilgili uluslar arası Ramsar Sözleşmesi’ne adını veren kente ev sahipliği yapan İran, Ortadoğu’nun en büyük gölü olan Urmiye Gölünü koruyamadı. 3 bin 713 kilometrekarelik Van Gölü’nün yaklaşık bir buçuk katı yüzölçüme sahip olan 5 bin 200 kilometrekarelik Urmiye Gölünün yaklaşık yüzde doksanı, iklim değişikliği, barajlar ve hatalı kullanım yüzünden yok oldu. İranlı yetkililer, ülkenin kuzeybatısında Azeri nüfusun yaşadığı bölgede bulunan Urmiye Gölünü kurtarmak için 3 milyar dolarlık dış kaynak kullanmak için harekete geçti. 2 Şubat 1971 tarihinde İran’ın Ramsar kentinde imzalanan uluslararası Ramsar Sözleşmesi, yeryüzündeki sulak alanların korunması ve sürdürülebilir kullanımını amaçlıyor. ORTADOĞU’NUN EN BÜYÜK GÖLÜ KURUDU İran’ın kuzeybatısında yer alan Urmiye Gölü, Ortadoğu’nun en büyük, dünyanın ise ikinci en büyük tuz gölüydü. 1275 rakıma sahip olan Urmiye Gölü, 1967 yılında sulak alan olarak koruma altına alındı. 200 kuş türüne ev sahipliği yapan Urmiye Gölü, bölgede yaşayan milyonlarca insan için de yaşamsal öneme sahipti. Ancak 1995 yılından itibaren gölde başlayan çekilme, 2011’de 7 metre gibi rekor seviyelere ulaşmıştı. Nüfusunun büyük kısmını Azerilerin oluşturduğu bölgede bulunan Urmiye Gölü’nün kurtulması için yıllardır çeşitli programlar uygulamaya konuluyor. Yapılan bilimsel araştırmalara…

TÜİK Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi Sonuçları, 2017
Coğrafya Haber Merkezi / 2 Şubat 2018

Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi Sonuçları, 2017 Türkiye nüfusu 31 Aralık 2017 tarihi itibarıyla 80 milyon 810 bin 525 kişi oldu Türkiye’de ikamet eden nüfus 2017 yılında, bir önceki yıla göre 995 bin 654 kişi arttı. Erkek nüfus 40 milyon 535 bin 135 kişi olurken, kadın nüfus 40 milyon 275 bin 390 kişi oldu. Buna göre toplam nüfusun %50,2’sini erkekler, %49,8’ini ise kadınlar oluşturdu. Türkiye’nin yıllık nüfus artış hızı, binde 12,4 olarak gerçekleşti Yıllık nüfus artış hızı 2016 yılında ‰13,5 iken, 2017 yılında ‰12,4 oldu. İl ve ilçe merkezlerinde yaşayanların oranı %92,5 oldu İl ve ilçe merkezlerinde ikamet edenlerin oranı 2016 yılında %92,3 iken, bu oran 2017 yılında %92,5’e yükseldi. Belde ve köylerde yaşayanların oranı ise %7,5 olarak gerçekleşti. İstanbul’da ikamet eden nüfus bir önceki yıla göre %1,5 artış gösterdi Türkiye nüfusunun %18,6’sının ikamet ettiği İstanbul, 15 milyon 29 bin 231 kişi ile en çok nüfusa sahip olan il oldu. Bunu sırasıyla 5 milyon 445 bin 26 kişi ile Ankara, 4 milyon 279 bin 677 kişi ile İzmir, 2 milyon 936 bin 803 kişi ile Bursa ve 2 milyon 364 bin 396 kişi ile Antalya takip etti. Bayburt ise 80 bin 417 kişi ile en az nüfusa sahip olan il…

Vefat Haberi
Coğrafya Haber Merkezi / 27 Ocak 2018

İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü emekli öğretim üyesi prof. Dr. Sermet Erer Hocamız (1929-2018) vefat etmiştir. Cenazesi bugün öğle namazına müteakip Manavgat Antalya’da defnedilmiştir. Coğrafya camiasının başı sağolsun. Hocamıza Allahtan rahmet diliyoruz.

Öğretmene sokak ortasında taşlı-sopalı dayak.
Coğrafya Haber Merkezi / 20 Kasım 2017

Şanlıurfa’da halı saha maçından çıkan coğrafya öğretmeni Abdullah Dağ (35), görev yaptığı okulda aralarında husumet bulunan kantin işletmecisi ve yakınları tarafından taş ve sopalarda dövüldü. Vücudunun büyük bölümünde morluklar oluşan, kulağı yırtılan ve başına dikiş atılan öğretmen Dağ’a saldıran 6 kişi gözaltına alındı. Olay, dün gece Süleymaniye Mahallesi’nde meydana geldi. Rabia Hatun Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde coğrafya öğretmeni olan Abdullah Dağ, iddiaya göre, askerden izinli gelen kardeşiyle birlikte halı sahada maç yaptıktan sonra eve dönerken, plakası öğrenilmeyen bir otomobil tarafından önleri kesildi. Otomobilden inen ve görev yaptığı okulda aralarında husumet bulunan kantin işletmecisi S.K. ile 5 yakını tarafından tekme tokat dövülen öğretmenin başına daha sonra kaldırım taşıyla vuruldu. Kanlar içerisinde kalan öğretmen, kardeşinin çağırdığı sağlık ekipleri tarafındanÿambulansla hastaneye götürüldü. Acil serviste tedavisi tamamlanan öğretmen,ÿ20 gün iş göremez raporu verilerekÿtaburcu edildi. 24 Kasım Öğretmenler Günü öncesinde saldırıya uğramasının üzüntü verici olduğunuÿbelirten öğretmen Abdullah Dağ, “Öğrencilerim bana 24 Kasım dolayısıyla sürpriz hazırlıyordu, şimdi ben yataktayım. Kardeşimle birlikte halı saha maçından dönerken, otomobille önümüz kesildi. Bu kişiler beni aralarına alarak dövmeye başladı. Taşla kafama vurup, sopalarla öldüresiye dövdüler. Beni döverken ’Öldürmeden bırakmayın’ diye sesleniyorlardı. Beni bu duruma düşürenler hakkında şikayetçi oldum. Kulağımda yırtık var ve başımaÿ5 dikiş atıldı” diye konuştu. Olayın ardından…