Nehir kurudu çiftçi endişeli
Coğrafya Haber Merkezi / 5 Ağustos 2019

Türkiye’nin soğan ihtiyacının yüzde 60’ını karşılayan Polatlı’da yaz soğan sökümü başladı. Fakat Sakarya Nehri’nin kuruması nedeniyle yaşanan su sıkıntısından dolayı endişeli olan çiftçiler çözüm bekliyor. Ankara’nın Polatlı ilçesinin, soğan üretiminde önemli bir yere sahip olan Yeniköseler Köyü’nde yaz soğan sökümü başladı. Türkiye’nin çeşitli yerlerinden gelen mevsimlik işçilerin çalıştığı yaz soğan sökümünde, çuvallanan soğanların kilosu, aracılara 50 kuruştan satılıyor. Çiftçiler ise kış soğanlarının yetişmesi için ihtiyaç duyulan suyun teminini sağladıkları Sakarya Nehri’nin kurumasından dolayı endişeli. Porsuk Çayı ve Sakarya Nehri’nin birleşerek geçtiği Yeniköseler Köyü’nde yaşanan su sıkıntısından dolayı bölgede bulunan canlı yaşamı da tehlike altında. Nehrin kuruması ve gerekli önemlerin alınmamasından şikâyetçi olan çiftçiler, kışın Sakarya Nehri’nin debisi yüksekken suyu tutmanın yollarını arıyor. KIŞIN BOŞA AKIYOR Çiftçilikle uğraşan Mürsel Özkan, “Şu an hasat yeni başladı. Çiftçi, fiyatların düşük olmasından dolayı sıkıntı yaşıyor. Bu hasat 20 Ağustos’tan sonra artış gösterecek. Daha sıkıntılı günler bizi bekliyor. Şu anda büyük ölçüde su sıkıntısı çekiyoruz. Porsuk Çayı ve Sakarya Nehri’nden gelen su bize yetmiyor. Devletimizin bu duruma el atmasını istiyoruz. Kışın 4-5 ay su boşa akıyor” dedi. Sakarya Nehri’nin geçtiği köylerde yanlış sulama yapıldığını belirten Özkan, “Vahşi sulama yapılıyor. Yağmurlama sistemiyle sulama yapılsa toplam suyun 3’te 1’i harcanır. Bunun araştırılarak çözülmesini istiyoruz” diye konuştu. Yeniköseler…

Başka Salda Gölü yok
Coğrafya Haber Merkezi / 30 Temmuz 2019

Mahkemenin iptal kararına rağmen 31 Temmuz’da Salda millet bahçesi için ihale yapılacak. Duruma tepki gösteren akademisyen Kesici, “Oraya 30 yılımı verdim fakat anlatamadım. 2-3 milyon yıllık gölü 10 senede kaybederiz. Başka Salda yok. Bize kulak versinler” dedi. Burdur’un doğal güzelliklerinden olan ve uzmanların ‘ayakkabıyla bile basılmaması gereken bir yer’ olarak nitelediği Salda Gölü’ne millet bahçesi ısrarı bitmiyor. Mahkemenin iptal kararına rağmen planlanan millet bahçesi için 31 Temmuz’da ihale yapılacak. Salda ile ilgili yürüttüğü bilimsel çalışmalarla tanınan akademisyen Erol Kesici, “Ben oraya 30 yılımı verdim fakat anlatamadım. Salda çok hassas bir göl. 2-3 milyon yıllık gölü 10 senede kaybederiz. Yol yakınken vazgeçin” dedi. GÖLET TAHRİP ETMİŞTİ Burdur’un Yeşilova ilçesindeki turkuaz suyu ve beyaz sahiliyle Türkiye’nin Maldivleri olarak adlandırılan Salda Gölü’ne yapılacak olan Millet Bahçesi’nin ihalesi 31 Temmuz’da gerçekleştirilecek. Duruma tepki gösteren Türkiye Tabiatını Koruma Derneği Bilim Danışmanı ve emekli akademisyen Erol Kesici, gölet ve barajla gölün zaten tahribata uğratıldığını söyledi. Salda’nın 2-3 milyon yıl önce oluştuğunu hatırlatan Kesici, sözlerini şöyle sürdürdü, “Dünya’da başka bir Salda yok. Pamukkale travertenleri nasıl korunuyorsa buraya da aynı özen gösterilmeli. Biz de kalkıp TOKİ’de ihaleye çıkarıyoruz. Göl öldü demektir. TOKİ’ye teslim edilen her yer yok oluyor.” Salda’nın uluslararası bir öneminin de olduğunu vurgulayan Kesici, bu yönüyle…

Sınırımızdan 1 kilometre ötedeki insanlar tertemiz sularda yüzüyor
Coğrafya Haber Merkezi / 18 Temmuz 2019

Ergene Nehri, uzun yıllardır sanayi atıklarının yarattığı tahribat nedeniyle kanalizasyona dönmüş durumda. Dördüncü sınıf çok kirlenmiş su durumuna gelen Ergene’de yaşanan çevre felaketi, Trakya Platformu tarafından bir kez daha gözler önüne serildi. Trakya Platformu Kırklareli Yürütme Kurulu Üyesi Göksal Çidem, temmuz ayının ikinci pazar günü tüm dünyada gerçekleştirilen ‘Büyük Atlayış’ etkinliği çerçevesinde Ergene Nehri’ndeki kirliğe dikkat çekmek için ilginç bir çalışmaya imza attı. Türkiye sınırından bir kilometre ötede yer alan Yunanistan’ın Kastanias beldesine giden Çidem, Arda Nehri’nde yüzen Yunanlılar ile nehrin tertemiz görüntüsünü fotoğrafladı. Aynı gün Uzunköprü sınırlarındaki tarihi taş köprünün altına gelen Çidem, burada ise Ergene Nehri’nin son durumunu kayıt altına alırken, yaşanan çevre felaketini gözler önüne serdi. ​Milliyet gazetesinden Mert İnan’ın haberinde, Çidem’in şu değerlendirmeleri yer aldı: “2005 yılından bu yana Avrupa’nın birçok ülkesinde binlerce insan, temmuz ayının ikinci pazar günü aynı saatte nehirlere atlıyor. Dünyada her yıl temmuz ayının ikinci pazar günü yapılan bu atlayışa Büyük Atlayış’ deniyor. Eylem, insanları nehirlerle barıştırmayı, nehirlere dikkat çekmeyi hedefliyor. ​‘ERGENE’DEN ZEHİR AKMAYA DEVAM EDİYOR’ Ülkemizde 2011 yılından bu yana, ‘Büyük Atlama’ olarak adlandırdığımız bu etkinlikte Türkiye’nin birçok noktasında, Avrupa ülkeleri ile aynı saatte nehirlere, göllere ve denizlere atlanırken, biz Trakyalılar bu etkinlikten mahrum kalıyoruz. Ergene’den zehir akmaya devam ediyor. Ergene’den…

İklim değişikliği yüzünden 2050’ye kadar ‘İstanbul Roma, Ankara Taşkent gibi olabilir’
Coğrafya Haber Merkezi / 13 Temmuz 2019

İsviçre’nin Zürih kentindeki ETH Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmada iklim değişikliğinin 2050 yılına kadar dünyanın başlıca 520 kentini nasıl etkileyeceği incelendi. Araştırmaya göre ortalama hava sıcaklıkları açısından, “İstanbul Roma’ya, İzmir Adana’ya, Ankara ise Taşkent’e benzeyebilir”. Crowther Laboratuarı’nda yapılan, küresel sıcaklıklardaki 2 derecelik artışın dünyadaki kentlere nasıl etkileyeceğine yönelik araştırmaya bakılırsa 30 yıl içinde Bursa’nın havası Adana’ya, Gaziantep’inki Erbil’e, Adana’nınki ise Lefkoşa’ye benzeyecek. Londra’nın bugünkü Barcelona kadar sıcak olabileceği, Rio de Jenairo’da Havana gibi hissedilebileceği, Moskova’daki havanın ise Sofya’yla kıyaslanabileceği belirtiliyor. Araştırmaya göre, sıcaklıklardaki en hissedilir değişiklikleri kuzey ülkeleri yaşayacak. Avrupa çapında, yaz mevsimi şimdikinden ortalama 3,5 derece, kışlar ise yine şimdikinden 4,7 derece daha sıcak olacak. Kulağa hoş gibi gelse de, durum pek de iyi değil aslında. Tropikal bölgelerdeki ortalama sıcaklıklardaki değişim daha az olacak, ancak yoğun yağış ve ciddi kuraklık gibi daha çok aşırı hava olayıyla karşılaşacaklar. Çalışmada ele alınan kentlerin beşte birinden fazlası (%22), ki bunlar arasında Manaus, Kuala Lumpur, Jakarta, Rangoon ve Sinagpur da bulunuyor, daha önce hiç görülmeyen iklim koşulları altında yaşayacak. İklim değişikliğinin 2050 itibariyla 520 kenti nasıl etkileyeceğini gösteren interaktif harita için tıklayın. ‘İnsanlığın daha önce görmediği iklim’ BBC News Mundo’ya Konuşan Exeter Üniversitesi uzmanlarından James Dyke, “Benim için bu çalışmadaki en etkileyici nokta, Ekvator…

Endişeliyiz Çünkü Afetler Artıyor, İklim Konusunda Çabalar İse Yetersiz
Coğrafya Haber Merkezi / 13 Temmuz 2019

İklim Haber ve KONDA Araştırma tarafından gerçekleştirilen “Türkiye’de İklim Değişikliği Algısı 2019” adlı araştırmanın sonuçları bugün yayımlandı. Türkiye çapında 2745 kişi ile yüz yüze yapılan anket, kamuoyunun ülkemizdeki iklim krizi ve onun etkileri, afetler ile iklim konusunda hükümet ve belediyelerin çalışmaları hakkında görüşlerini gözler önüne seriyor. Türkiye’de her iki kişiden birine göre iklim krizinin etkileri ülkemizde şimdiden hissediliyor, toplumun %61’i ise bu durumdan endişeli. Aynı zamanda toplumun %71’i afetlerin arttığını ve bunun sebebinin iklim değişikliği olduğunu düşünüyor. Hükümetlerin ve belediyelerin iklim eylemlerini de değerlendiren katılımcıların %55’i bu konuda çaba gösterilmediğini ifade ediyor. İklim Haber ve KONDA Araştırma, 2019 yılında Türkiye kamuoyunun iklim değişikliği algısını ölçmek ve giderek derinleşen iklim krizi hakkında ne düşünüldüğünü öğrenmek için Türkiye örneklemi üzerinden bir anket çalışması gerçekleştirdi. Araştırma, iklim değişikliğinin Türkiye’de her 10 kişiden en az altısının endişelendiği bir konu olduğunu gözler önüne seriyor. Görüşülen kişilerin %15’i çok endişeli olduğunu ifade ederken, %46’sı ise endişeli olduğunu belirtiyor. İklim Haber ve KONDA Araştırma tarafından 2018 yılında yapılan benzer bir çalışma da toplumun %86,8’inin iklim değişikliğinin yaşandığını düşündüğünü ortaya koymuştu. Sonuçları değerlendiren KONDA Araştırma Genel Müdürü Bekir Ağırdır, Türkiye’nin iklim konusunda belki de başka hiçbir konuda olmadığı kadar ortak bir paydada buluştuğunu ifade ediyor. Ağırdır “Din ve…

Işık Kirliliğinin Nedenleri Nelerdir?
Coğrafya Haber Merkezi / 14 Haziran 2019

Işık kirliliğinin nedenleri nelerdir aslında çok kapsamlı bişr sorudur. Bu sorunun onlaraca cevabı vardır, biz bu yazmızda genel olarak bu nedenlerden bahsedeceğiz. 1- Yolların yanlış aydınlatma sistemleri ile aydınlatılması. 2- Park bahçe ve ormanlık alanların aydınlatma seçiminde yapılan yanlışlıklar. 3- Tarihi ve turistik binaların dış aydınlatmaları. 4- Reklam ve ilan ponoları, billbordları, sçık hsvs reklam ekipmanlarının yanlış yerleştirilmesi 5- Plansız yapılan, güvenlik amaçlı çevre aydınlatmaları, 6- Konut alanlarından yayılan bakiye ışıklar Çarpık kentleşme ve sıkı yapılaşma, tüm yolların aydınlatılma talepleri, iş yerlerinin  güvenlik için aydınlatılması, meydanlarda görsel aydınlatma gibi unsurlarda ışık kirliliğinin nedenleri arasında sayılabilir. Tüm ışık kaynakları amaçları dışında gayri ihtiyari bakiye ışık oluşturmakta bu artık ışıklarda ışık kirliğine yol açmaktadır. Bu konuda yapılacak aydınlatma projeleri ile her kullanım için gerektiği kadar aydınlatma sağlayabilecek ekipmanların kullanımı ile hem elektrik enerjisinden tasarruf edilmiş olacaktır hemde  ışık kirlilliği nedenlerinden çok önemli bir kısmı ortadan kalkmış olacaktır.Bu ışık kaynakları, sadece hedeflerine ışık gönderiyor olsalar, havaya bakan taraflarına yansıtıcı konsa daha az ışık kirliliği yaşanması sağlanabilir. Yollardaki lambaların yoldan, asfalttan tekrar yukarı yansıyan ışıkları için ise yapılabilecek bir şey yok, belki daha koyu renkli asfalt dökülebilir. Kaynak: Çevre Portal

Küçükçekmece Gölü alarm veriyor
Coğrafya Haber Merkezi / 13 Haziran 2019

Küçükçekmece Gölü’nde toplu balık ölümleri yaşandı. Kıyıya vuran balıkların büyük bir kısmı İstanbul Büyükşehir Belediyesi ekipleri tarafından kıyı şeridinden toplandı. Gölde ve çevresinde araştırma yapan Prof. Dr. Meriç Albay, “Hem su kalitesi ve hem de etraftaki biyoçeşitlilik bakımından göl bitmiş durumda” dedi. Küçükçekmece Gölü’ndeki balık ölümleri pazartesi akşam saatlerinde görüldü. Özellikle Mimar Sinan’ın 1560 yılında inşaa ettiği Taş Köprü çevresinde görülen toplu balık ölümleri mahalle sakinlerini tedirgin etti. Bazı yurttaşlar göldeki balık ölümlerini cep telefonları ile görüntüleyerek sosyal medya hesaplarında paylaştı. Balık ölümlerinin artması üzerine göle salı sabahı İstanbul Büyükşehir Belediyesi Deniz Hizmetleri Müdürlüğü Kıyı Temizleme Ekipleri sevk edildi. Sabah erken saatlerinde göl kenarında ve tarihi köprü çevresinde ölü balıkları ellerindeki uzun saplı filelerle toplayan ekipler, öğle saatlerinde temizleme işlemini büyük ölçüde tamamlayarak Küçükçekmece Gölü’nden ayrıldı. Göldeki toplu balık ölümleri üzerine inceleme yapan İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Meriç Albay, göldeki sudan numuneler alarak birtakım analizler yaptı. Yapılan analizlerde gölde bulunan ve su içindeki organizmalar için de önemli unsurlardan biri olan oksijen seviyesi en az 7 olması gerekirken 4 çıktı. Ayrıca ölen balıkların gümüş, kefal, kaya balığı ve deniz iğnesi gibi türlerden oldukları bildirildi. Küçükçekmece gölündeki kirlilik kötü koku ve toplu balık ölümlerine rağmen bazı vatandaşlar gölde…

Türkiye bu yıl doğal kaynakları 21 gün önce tüketti.
Coğrafya Haber Merkezi / 11 Haziran 2019

Dünyanın sunduğu 1 yıllık doğal kaynakları tükettiği gün olan Küresel Limit Aşım Günü, bu yıl dünyada 1 Ağustos, Türkiye’de ise 11 Temmuz olarak belirlendi. Buna göre, Türkiye bu yıl doğal kaynakları dünya ortalamasından 21 gün önce tüketti. Türkiye’den yapılan açıklamaya göre, dünya üzerindeki yenilenebilir kaynak arzına karşılık, insanların bu kaynaklara yönelik talebinin nasıl seyir izlediğini ortaya koymak için araştırmalar yürüten Küresel Ayak İzi Ağı’nın (Global Footprint Network) verileri, dünyanın içinde bulunduğu durumu ortaya koyuyor. Küresel Ayak İzi Ağı’na göre, insanlığın doğa üzerindeki yıllık talebinin, dünyanın bir yılda sağlayabileceği kapasiteyi aştığı gün olan Dünya Limit Aşım Günü bu yıl 1 Ağustos’ta gerçekleşti. 1969’dan bu yana en erken tarih olan 1 Ağustos’tan itibaren insanlık 2019’un hakkından kaynak kullanmaya ve bir anlamda borçlanmaya başlayacak. Dünya Limit Aşım Günü’nün 1 Ağustos olması insanlığın “1 değil, 1,7 dünya varmış gibi” tüketerek yaşadığını ortaya koyuyor. Bu tarih 2015’te 13 Ağustos, 2016’da 8 Ağustos, 2017’de ise 2 Ağustos oldu. Her ülkenin kaynak kullanım hızı farklı olduğu için Limit Aşım Günü ulusal bazda değişiklikler gösteriyor. Türkiye’nin ulusal limit aşım günü bu yıl 11 Temmuz oldu. Doğal kaynaklarının sağladığı 1 yıllık potansiyel 11 Temmuz’da tüketmiş olan Türkiye, “sanki 1,9 dünya varmış gibi” yaşıyor. Küresel Ayak İzi Ağı’nın, kötü gidişatı…

Everest’ten 11 ton çöp toplandı
Coğrafya Haber Merkezi / 6 Haziran 2019

Everest’te 14 Nisan’da temizlik çalışması başlatıldı. Dağda 4 de ceset bulundu. Nepal’de, Everest Dağı’nda yapılan temizlikte yaklaşık 11 ton çöp toplandı. Yetkililer, Nepal hükümeti tarafından ‘Sagarmatha Temizlik Kampanyası’nın başlatıldığı 14 Nisan’dan itibaren Everest’te cesetler de bulunduğunu açıkladı. Nepal Turizm Genel Müdürü Dandu Raj Ghimire, yaptığı açıklamada, Everest Dağı’nda haftalarca süren temizlik sırasında gıda ambalajları, konserve kutuları, şişeler ve boş oksijen tüpleri toplandığını, ayrıca dağda önceden hayatını kaybeden ve kar altında kaldığı için bulunamayan 4 dağcının da cesedine ulaşıldığını kaydetti. Ghimire, karların erimesiyle ortaya çıkan ve dağdaki temizlik esnasında bulunan 4 cesedin önce ana kampa taşındığı ve daha sonra helikopterle Katmandu’daki bir hastaneye götürüldüğü bilgisini paylaştı. Dandu Raj Ghimire’e göre, temizlik kampanyası yaklaşık 23 milyon Nepal Rupisine (yaklaşık 207 bin dolar) mal oldu. Toplanan çöplerden bir kısmının helikopterlerle başkent Katmandu’ya gönderildiği ve temizlik kampanyasının resmi olarak sona erdiği bir törende geri dönüşüme verildiği ifade edildi. 8 bin 848 metre yükseklikteki Everest’te, 1953 yılından bu yana yaklaşık 300 dağcı yaşamını yitirdi. Kaynak: AA

Hava kirliliği dakikada 13 kişi öldürüyor
Coğrafya Haber Merkezi / 6 Haziran 2019

Dünya Çevre Günü nedeniyle bir açıklama yapan Dünya Sağlık Örgütü, hava kirliliğinin büyük bir sağlık sorunu haline geldiğini vurguladığı açıklamasında enerji için fosil yakıt tüketimi, ulaşım ve sanayinin hava kirliliğine yol açarken, karbon salınımı ve küresel ısınmanın artmasına de neden olduğu uyarısında bulundu. YILDA 7 MİLYON KİŞİ YAŞAMINI YİTİRİYOR Yaptığı açıklamada önemli verilere de yer veren Dünya Sağlık Örgütü; dakikada 13, saatte 800 kişinin , yılda ise 7 milyon kişinin hava kirliliğinden hayatını kaybettiğini belirtti. Bu sayının her yıl tüberküloz, sıtma ve AIDS gibi hastalıklardan hayatını kaybedenlerin sayısının üç katı olduğu da dile getirildi. ÖLÜMLERİN YÜZDE 60’I KADINLAR VE ÇOCUKLAR Evlerdeki hava kirliliğinin, çoğu gelişmekte olan ülkelerde her yıl 3,8 milyon erken ölüme yol açtığı, bu ölümlerin yüzde 60’ını kadınlar ve çocukların oluşturduğu ortaya konulan diğer verilerden. EN ÇOK ÇOCUKLAR ETKİLENİYOR Hava kirliliğinden en çok çocukların etkilendiği, “Dünyada çocukların yüzde 93’ü, hava kirliliğinin DSÖ standartlarının üzerinde olduğu bölgelerde yaşıyor. 2016 yılı rakamlarına göre, 15 yaşının altındaki 600 bine yakın çocuk solunum sorunların yüzünden hayatını kaybetti. Hava kirliliği, kalp hastalıklarından ölenlerin yüzde 26’sı, ciğer hastalıklarından ölenlerin yüzde 43’ü ve akciğer kanserinden ölenlerin yüzde 23’ünde en önemli faktör olarak ortaya çıkıyor. Hava kirliliği, astım, aşırı şişmanlık, ciğerlerin yeteri kadar gelişememesi, çocuk kanserleri ve bebeklerin yeteri…